HADİSLER VE AYETLER

HADİSLER VE AYETLER

HADİSLER VE AYETLER

HADİSLER VE AYETLER

Kâinatın yaratılışından bu yana insanoğlu birçok din ve topluma ev sahipliği yaparak yaşamın şekillenmesinde etkin rol oynar hale gelmiştir. Toplumların nasıl yaşayacağı ve ne tür kurallara uyacağı çeşitli kitaplar ve kutsal araçlara dayandırılarak insanların buna yönelmesi ve uyması sürekli olarak zorunlu koşulmuş bu şartlar altında yaşamlarını sürdürmeye devam etmişlerdir. Bunlardan son peygamber Hz. Muhammed (S.a.v) elçiliğinde dünyada son kitap olarak kabul edilen Kuran-ı Kerim dünya genelinde en yaygın olarak inanılan ve benimsenen dinler arasında başı çekmektedir. Kuran’ın Allah’u Teâlâ tarafından çeşitli ayet ve hadisler yoluyla peygamberlere aktarılarak insanoğluna duyurulması sağlanmıştır. Hadisler bunların en önemlileri olarak gösterilmekte ve ilk sıralarda yer almaktadır. Peygamberler tarafından zamanla geliştirilerek ya da yaşamın etkisiyle ortaya çıkan çeşitli durumların ayetlerden esinlenerek ortaya çıkarıldığı durumları hadisler oluşturur. Kişinin Kuran-ı kerim içerisinde ayetlerde keskin olarak bulamadığı açıklamaları hadisler yoluyla değerlendirerek neticeye kavuşturmasını sağlayabilirsiniz.


 Çeşitli toplumların ve mezheplerinde sürekli değişimleriyle günümüze kadar ulaştırdığı hadis kitapları farklı mezhep türlerine göre farklılıkları meydana getirebilmektedir. Hadisler 40 hadis insan yaşamında evliyaların ve ilim adamlarının dini, ahlaki, edebi içerikleriyle oluşturduğu edebi eserlerin ortak adını oluşturmaktadır. Bu eserler dine yön verici ve daha anlaşılabilir olma özelliğini artırmasıyla içerisinde bulundukları çağa ışık tutma özelliği ile de oldukça önemlidir. Kuran-ı kerim direk olarak anlaşılması zor ve karmaşık bir yapıda gibi görünmesi farklı din, kültür ve mezhepte olan birçok topluluğun oluşturulmasından ve kurulmasından dolayı meydana gelmektedir. İlk çıktığı yer alan Arabistan’dan çeşitli değişimlere uğrayarak günümüze kadar aksedilmesi kuran-ı keriminde değiştirildiğine ışık olmaktadır. 40 Hadis bu noktada manzum eserleriyle Abdullah bin Mübarek’in ilk 40 eseri yazmasıyla ortaya çıkan durumlardan biridir. Ayetler ile birlikte hadisler için destekleyici nitelikte olan evliya eserleri o çağın dili ve şartlarında direk olarak gerek okunabilirliği ile gerekse kolay anlaşılabilirliği ile oldukça önemli açık kaynak bilgi dokümanları arasında yer almaktadır. Hadisler peygamberlere vahiy yoluyla aktarıldığında peygamberlerin bunu direk olarak halka sunması her seferinde beklenilmezdi. Bunun bir açıklayıcı olarak değişim göstererek halka arzı ve ilanı için peygamberler kendi dünyalarında süzgeçten geçirerek kelimeleri net bir şekilde sunulmasında önemli rol oynamışlardır. İşte bu durumda peygamberlerin vahiy yoluyla dünyaya indirilen hadisleri kendi dilleriyle aktarması durumuna hadis-i kudsiler adı verilmektedir. Kutsi hadisler aktarılırken ya da vurgulanarak bildirilirken Allah’u Teala şöyle buyurmuştur gibi ekler başına getirilerek ne tür bir hadis olması özelliği de bu sayede bildirilmesi kolay olmuştur.


 Zira peygamberlerin önerisi olan ve dini destekleyerek yaptığı açıklamalardan ziyade direk olarak Allah’u teala tarafından aktarılması uygun görülen bu hadislerin kavram olarak isminin farklı olduğunun altı çizilmelidir. Dönem dönem yaşamış ve dünyada önemli yer edinmiş din alimleri bulundukları çağa din konusunda ışık tutmuşlardır. Verdikleri faydalı bilgiler ile etraflarına ilim öğrenmek isteyenler için adeta bir ışık gibi bilgi saçan din alimleri ve evliyaların başlarına bu dönemlerde gelen olayları din ile bağdaştırarak çeşitli menkıbeleri insanlığa sunmuşlardır. Bu menkıbeler içerisinde yatan önemli kısaslar ile dini pekiştirici ve özellikle detaylandırıcı birçok hususta kendi halklarını da bilgilendirici nitelikte sayılmaktadır. Evliya menkıbeleri din yücelerinin başlarından geçen ve bunların birer keramet olarak kabul edilmesi ile meydana çıkmış ve günümüze kadar zarar görmeden taşınması mümkün olmuştur. Yeni gelişen ve büyüyen genç nesilin dinini daha açık bir dille öğreniminin gerçekleşmesi ve bununla beraber kendilerini bu konuda öncü hissetmeleri de bu durumun birer sonucu olarak kabul edilebilir.

 Peygamberler bir dönem boyunca varlıklarını sürdürerek kutsal kitaplara ve dini konusunda gerekli makalelerde imzaları ile din konusunda en önemli katkıyı halklarına sunmuş sayılı kişilerdir. İnsandan üstlüğü makam ve mevki ile değil tamamıyla Allahın onlara bahşettiği özel bir durum ile oluşmaktadır. Buda onları diğer insanlıktan ayıran en önemli özellikleri arasında gösterilmektedir. Kutsal kitap Kuran Müslümanların inandığı ve üzerinde hiçbir değişikliği kabul etmediği tek kitaptır. Peygamberlerin dünyadan ebedi hayata göç etmesinin arından gelen evliyalar ve ulu din adamlarının önerileri ve değerlendirilmeleri ile insanlığa ışık tutabilecek birçok yazılı ve sözlü eser günümüze kadar taşınmıştır. Bunlardan en önemlilerinden olan Mevlana, Mesnevi gibi ilim yazarlarının halen günümüzde yaşatılması adına birçok eser ve belge de isimleri geçmeye devam etmektedir. Bunlar dinlerine aşık ve yazdıkları eserler ile Allaha olan imanı aşklarını farklı dillerle ve özel cümlelerle vurgulayan ileri din alimleridir. Allah inancı ve kitaba olan saygı ve inanç zamanla alimler aracılığı ile pekişerek ve saklanarak günümüz gezegenine ulaşmayı başardı. Toplulukların inançları ve karşıtlıkları ile mücadele konusunda dini anlamda birçok savaş ve yıkım gerçekleştirilmeye çalışılsa da günümüzde Müslüman olarak nitelendirdiğimiz toplum kesimini oluşturacak insan topluluğu halen diğer dinlere göre bir adım olarak yoğunluğunu hissettirmektedir. İnanç kavramını neden? veya nasıl? Soruları ile pekiştirmek isteyen günümüz gençleri kütüphanelerde bulunan birçok kaynak sayesinde din konusunda öğrenmek ve elde etmek istedikleri verilere ışık hızı ile ulaşabilmektedir. Bunlardan en önemlileri arasında olan sanal internet ağı sayesinde insanlar öğrenmek istedikleri bilgilere anlık ulaşarak, doğruluğu veya yanlışlığı konusunda kafalarında oluşabilecek soru işaretlerine de böylelikle yanıt bulabilecek duruma gelmiştir. Geçmiş te verilen emeklerin ve din konusunda ki kazanımların günümüze getirmiş olduğu bilgi kaynağının kıymeti herkes tarafından benimsenmelidir. 


 Zira altında yatan birçok savaş ve yıkıma rağmen hala güçlü kalarak günümüze ulaşan doğru bilgi kaynağı ile beraber korunarak güncel tutulması sağlanmaktadır. Yüzyıllar geçse de halen günümüzde din konusunda kararsızlık yaşayan veya karmaşıklıklardan kurtulamayan kesim sayısı gün geçtikte azalsa da azınlıkla gösterilen kişiler arasında bu durum sorun teşkil etmeye devam ediyor. Hadis ve Ayetlere inanmayı reddeden ve kendi mantıklarıyla dini şekillendirmeye çalışan toplulukların meydana getirdiği çeşitli inanışlar Müslümanlığa en önemli zararlardan biri olarak gösterilmektedir. Korunarak sahiplenmeye devam eden ve günümüzde halen oldukça önemli mekanlar olarak kabul edilen Mescid-i haram ve Mescid-i aksa gibi birçok din için önemli noktalarda dinlerin ayrıldığı nokta da birleşerek herkes tarafından kutsal kabul edilen önemli ve ender noktalardan biridir. Mescid-i haram Müslümanlar için kuranın buyrukları ve islamın şartları arasında gösterilen haç ibadetinin gerçekleştirildiği en özel ve önemli mekanların başında gelmektedir. Her yıl kurban bayramından önce Müslümanlar tarafından farz vazifesi olarak gerçekleştirilen Haç ta milyonlarca insan bu görevini yerine getirmek üzere Mekke de bulunmaktadır. Arabistan bölge olarak ta Müslümanların yaşadığı ve o günün şartlarını halen kısmen de olsa taşıması özelliği ile önemli noktalardan biri olma özelliği ile de göze çarpmaktadır. Hadisler ile kendi imanınızı ve dini bilgilerinizi pekiştirerek doğru bilgiye uyarılarla ulaşabilir, ayetlerde yer alan cümlelerin ne gibi anlamlar taşıdığı konusunda net bilgi sahibi olabilirsiniz. Kuran-ı kerim insanoğlu için yaşamı boyunca en doğru ve belirleyici yol gösterici kutsal kitap olarak ileri ki çağlara taşınmaya devam edecektir.